25 Mart 2012 Pazar

EKGYO

Emlak Konut GYO Gayrimenkul Endeksin Üzerinde Getiri Kâr beklentilerin üzerinde Satışlar beklentimizle uyumlu, kâr ise tahminlerin üzerinde Emlak Konut GYO, 4Ç11’de 78 milyon TL olan tahminimizin ve 90 milyon TL olan CNBC-e piyasa beklentisinin üzerinde, 136 milyon TL net kâr kaydetti. Şirket son çeyrekte 303 milyon TL olan tahminimizle uyumlu olacak şekilde 287 milyon TL satış geliri kaydetti. Satış gelirleri 263 milyon TL olan piyasa beklentisinin üzerinde kaldı. Emlak Konut’un FAVÖK’ü 4Ç11’de 86 milyon TL olan tahminimizin üzerinde, fakat 98 milyon TL olan piyasa beklentisiyle uyumlu olacak şekilde 95 milyon TL oldu. Yıllık finansal performansın konut segmentindeki GYO’ların ilgili yılda gösterdikleri satış performansı açısından gösterge niteliğinde olmadığını hatırlatalım. Satış gelirleri teslimatların yüksek olması nedeniyle bir önceki çeyreğe göre üç kattan fazla artış kaydetti Emlak Konut GYO, 4Ç11’de 3 adet gelir paylaşım projesinden (440 konut Varyap Meridian’dan, Bizimevler-3’ün tümü ve Mavişehir Modern) gelir kaydetti. Kamu İhale Kanunu kapsamında geliştirilen projelerden ve konutlardan sağlanan katkı ile boş arazi satışları sayesinde şirketin satış gelirleri tahminimizle uyumlu olacak şekilde 4Ç11’de 287 milyon TL oldu. 4Ç11 satış gelirleri rakamı, 3Ç11 rakamını üçe katlarken bir önceki yıla göre arazi satışından sağlanan gelirlerin düşük olması ve konut teslimatlarının daha az seviyede gerçekleşmesi nedeniyle 940 milyon TL olan 4Ç10 rakamının gerisinde kaldı. Düşük faaliyet gideri ve faaliyet dışı kalemler kârlılığı bir önceki çeyreğe göre destekledi Emlak Konut GYO'nun faaliyet giderleri 4Ç11’de 29 milyon TL olan tahminimizin neredeyse yarısına işaret edecek şekilde 15 milyon TL oldu ve bu da FAVÖK'te pozitif sürpriz yarattı. Diğer yandan, şirketin FAVÖK marjı kârlı arazi satışlarının geçen yıldan az olması ile Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan projelerden sağlanan brüt kâr marjının 12 yüzde puanlık gerileme kaydetmesi nedeniyle, bir önceki yıla göre 5 yüzde puan düşüş kaydetti. 4Ç11’de şirket, değer düşüklüğü karşılığının 28 milyon TL’sini ters işlemle kapatması sayesinde diğer faaliyetlerden 21 milyon TL net gelir kaydetti (tahminimiz: 8 milyon TL zarardı). Şirketin kârı aynı zamanda vadeli satışlarından kaydedilen faiz gelirinin yüksek olması nedeniyle 13 milyon TL net finansal gelirle desteklendi (tahminimiz: -2 milyon TL). Sonuç olarak; Emlak Konut 4Ç11’de tahminimizin ve piyasa beklentisinin üzerinde, 136 milyon TL net kâr kaydetti. Endeksin Üzerinde Getiri olan beklentimizi koruyoruz, 2012 yılında net kârın ikiye katlanmasını bekliyoruz “Hisse için Endeksin Üzerinde Getiri” olan beklentimizi koruyoruz. 2012 yılında gelir paylaşım projelerinden sağlanan teslimatların şirketin finansallarını olumlu etkilemesini öngörüyoruz ve 2012 yılında şirketin hisse başına kâr rakamının iki katına çıkarak 0,187 TL olmasını bekliyoruz.

Güne Başlarken..

Hafif alıcılı bir açılış bekliyoruz. Teknik göstergelerde zayıf görünüm sürüyor. Gün içi işlemlerde 61.700 direnç seviyesi olarak görülmektedir. Bu fiyat seviyesinin yukarı kırılması durumunda 62.500 e doğru giden işlem sırasında pozisyon azaltılabilir. Gün içi destek 61.150

TAVHL

TAV Havalimanları, 2011 yılının 12 aylık döneminde 122.64 Milyon TL net kar açıkladı. 2010 yılının 12 aylık döneminde 98.99 Milyon TL olan karı yüzde 23.89 arttı. Son 4 yılın 12 aylık dönemlerindeki en yüksek kar rakamı, 2011 yılında gerçekleşti. Piyasa değerlerine baktığımızda son 4 yılın 12 aylık dönemlerindeki en yüksek piyasa değerinin 2.93 Milyar TL olduğunu görüyoruz. Karlılık ve piyasa değeri arasındaki ilişkiye baktığımızda son iki yılın 12 aylık dönemlerinde kar artarken piyasa değerinin yükseldiği gözleniyor. Şirketin son piyasa değeri 3.14 Milyar TL'dir. Şirketin piyasa değeri son 4 yılın 12 aylık dönemlerinde gördüğü en yüksek piyasa değerinin yüzde 7.2 üzerindedir. TAV Havalimanları, 2011 yılının 12 aylık verilerine göre yüzde 10.56 oranında bir özvarlık karlılığı ile çalışıyor. Özvarlık karlılığı 2010 yılının 12 aylık döneminde 11.05 seviyesinde idi. Şirketin son bir yılda özvarlık karlılığının azalış eğiliminde olduğu gözleniyor. Aktif karlılığına baktığımızda ise 2011 yılının 12 aylık döneminde 2010 yılının 12 aylık dönemine göre artış gösterdiğini görüyoruz. 2010 yılında 2.37 seviyesinde olan aktif karlılığı 2.41 seviyesine çıktı. Varlıkların ve özkaynakların etkin kullanımı aktif karlılığı ve özvarlık karlılığı üzerinde etkilidir. Bu nedenle varlık yapısı incelenirken mutlaka aktif ve özvarlık karlılığındaki gelişim izlenmelidir. TAV Havalimanları, son bir yılda aktif karlılığındaki artış ile dikkat çekiyor. 2011 yılının 12 aylık döneminde aktifleri büyüdü. TAV Havalimanları, 2010 yılının 12 aylık döneminde 4.18 Milyar TL olan aktiflerini 2011 yılının 12 aylık döneminde 5.09 Milyar TL'ye çıkardı. Aktif büyümesi yüzde 21.7 oldu. Aynı dönemde sektördeki aktif büyüme oranı yüzde 47.86 olarak gerçekleşti. Hissenin aktif büyüme oranı sektör ortalamasının altında. TAV Havalimanları, 2011 yılının 12 aylık döneminde 1.16 Milyar TL özsermaye açıkladı. BÜYÜME ORANLARI Özsermaye 29.59 % Aktif 21.7 % Sektör Aktif 47.86 % Net Kar 23.89 % Sektör Net Kar -149.52 % KARLILIK ORANLARI Özsermaye Karlılığı 10.56 % Aktif Karlılığı 2.41 % PİYASA ÇARPANLARI FK 25.59 % PD 3,138,750,000 PD/DD 2.7 % Sektör PD 7,803,759,000 Sektör PD/DD 1.52 %

Şişecam

Hedef fiyat: 3,22, Yükseliş potansiyeli: -%6,7, Endeksin Altında Getiri Net Satışlar 1,29 milyar TL, tahminimizin %3 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre değişim yok, bir önceki yıla göre %17 yükseliş Şirketin İMKB’ye kote olan 3 iştiraki 4Ç11 finansallarını daha önceden açıklamıştı ve sonuçlar beklentilerle uyumlu gerçekleşmişti. İşlem görmeyen cam ambalaj segmentinin cirosu 4Ç11’de bir önceki yıla göre %4 artışla 338 milyon TL oldu. FAVÖK 239 milyon TL, bir önceki çeyreğe göre %32 düşüş, bir önceki yıla göre %5 düşüş Fiyat kazanç oranı 6.77 seviyesinde bulunuyor. Sektör ortalamaları ile karşılaştırdığımızda fiyat kazanç oranının 2011 yılının 12 aylık döneminde sektör ortalamasına altında olduğu dikkat çekiyor. PD/DD oranı ise sektör ortalaması olan 1.04seviyesinin altındadır. Çarpanların sektör ortalamasının altında seyretmesi hisselerin değerinin sektöre göre ucuz olduğunun işaretidir. Ancak bu oranlar sürekli sektör ortalamasının altında ise dönemsel gelişim seyri önem kazanır. Net kar büyümesinin sektör ortalamalarının üzerinde olduğu gözleniyor. Kote olmayan cam ambalaj segmentinin FAVÖK marjı 4Ç11’de bir önceki yıla göre 4,4 puanlık daralmaya işaret edecek şekilde %19.1 oldu. Net Kâr 139 milyon TL, tahminimizin %11 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre %24 düşüş, bir önceki yıla göre %4 düşüş Şirket 4Ç11’de sabit varlıkların elden çıkarılmasından kaynaklı 23 milyon TL işlem geliri kaydetti. Sonuçların piyasa etkisi Şirketin iştirakleri Cuma günü finansal sonuçlarını açıklamıştı, bu nedenle sonuçların hisse performansı üzerinde önemli bir etki yaratmasını beklemiyoruz.

Enka İnşaat

Hedef Fiyat: 6,39TL, Yükseliş potansiyeli: %25,3, Endeksin Üzerinde Getiri Net Satışlar 2,39 milyar TL, tahminimizin %4 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre %5 artış, bir önceki yıla göre %50 artış Enerji üretiminden sağlanan satış gelirleri bir önceki yıla göre %52 artışla 1,7 milyar TL oldu ve toplam cironun %71’ini oluşturdu. Şirket 3,854 MW kurulu kapasiteye sahip 3 doğalgaz tabanlı santralde faaliyet gösteriyor. Diğer yandan inşaat tarafından sağlanan gelirler dolar bazında bir önceki yıla göre %21 artış kaydetti. Şirket Rusya’daki gıda perakende faaliyetlerini, tamamlanmamış faaliyetleri altında sınıfladı; bu segmente ilişkin satış gelirlerinde bir önceki yıla göre %81 düşüş kaydedildi. FAVÖK 402 milyon TL, tahminimizin %11 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre %18 artış, bir önceki yıla göre %71 artış 4Ç10’da %47 FAVÖK marjı kaydeden gayrimenkul segmenti beklentimizin üzerinde kalacak şekilde FAVÖK marjını 4Ç11’de %66’ya yükseltti. Net Kâr 263 milyon TL, tahminimizin %39 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre %58 artış, bir önceki yıla göre %28 artış Beklentilerden daha yüksek olan FAVÖK ile şirket 4Ç11’de büyük ihtimalle sabit varlıklarının yeniden değerlemesi sayesinde 35 milyon TL diğer faaliyet geliri kaydetti. Sonuçların piyasa etkisi Şirketin faaliyet performansı ve kârı tahminimizin ve piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Bu nedenle piyasanın tepkisi pozitif olabilir.

% 15 ek vergi

ANONİM veya limited şirketlerin ortakları, paraya ihtiyaçları olduğunda, yüzde 15 vergi ödeyerek, şirketten para alabilecekler. Bunun için şirket, üç ayda bir kazancını bildirip yüzde 20 geçici kurumlar vergisi ödeyecek. Ardından, ortağı olan kişilere “avans kâr payı” verebilecek. Ancak gerçek kişilere ödenen avans kâr payının yüzde 15’i oranında “stopaj” yani vergi kesintisi yapılacak. Maliye Bakanlığı, önümüzdeki hafta Resmi Gazete’de yayınlanması beklenen 6 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde, konunun ayrıntılarını açıklayacak. HERKESE YOK Avans kâr payı ödenebilmesi için, şirketin kârlı durumda olması gerekiyor. Avans kâr payı dağıtıldığı durumlarda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri uygulanmayacak. Ancak, avans kâr dağıtımı yapılan yılda, şirketin zarar etmesi veya safi kazancın, dağıtımı yapılan kârdan düşük çıkması halinde, “transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” hükümleri uygulanacak. İNŞAATÇILAR Hürriyet’te “5 yıl yemeden içmeden yaşayan adam” benzetmesiyle, dikkati çektiğimiz yıllara yaygın inşaat ve onarım işleriyle uğraşanlar var. Bunlar, inşaat 5 yıl devam ediyorsa 5 yıl, 10 yıl devam ediyorsa 10 yıl boyunca ortaklarına kâr dağıtamıyordu. Tebliğ ile inşaatçılara da çözüm getiriliyor. Buna göre; Dağıtılabilecek “avans kâr payı” tutarları belirlenirken; 1- Devam eden işlerin gerçekleşen maliyet ve hakedişleri arasındaki olumlu fark bulunacak. 2- Bu farktan, kesinti yoluyla ödenen “yüzde 3 stopaj”, varsa “geçmiş yıl zararlarının tamamı” ile yasalara ve esas sözleşmeye göre ayrılmak zorunda olan “yedek akçeler” düşülecek. 3- Kalan tutarın yarısı üzerinden, “avans kâr payı” dağıtılabilecek. Bu hesaplamanın yapılması için ayrıca bilanço düzenlenmesi gerekmiyor. YENİ TTK Yeni TTK’nın 509. maddesinde de “kâr payı avansı” dağıtılabileceği ve ayrıntıların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca, bir tebliğ ile açıklanacağı belirtiliyor. Bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen, tebliğ bir türlü yayınlanmadı. Yeni TTK hükümlerine göre de avans kâr payını “kârlı olan şirketler” dağıtabilecek. Bu avans ortaklara verilen yasal bir borç sayılacak. Ancak, verilen avans dönem sonunda ortaya çıkacak dağıtılabilir kârdan fazla ise, şirkete iade edilecek. GELİR VERGİSİ BEYANI 2012 yılında, avans kâr payının brüt yani stopaj dahil olan tutarı (varsa diğer kâr payı ve temettü geliri dahil), 50 bin lirayı aşanlar, bu gelirlerinin yarısını 1-25 Mart 2013’de “yıllık gelir vergisi beyannamesi” ile bağlı oldukları vergi dairesine beyan edecekler. Elde ettikleri gelir, yalnızca kâr payı veya temettüden ibaret olanlar, yıllık gelirleri 275 bin 600 lirayı aşmadığı sürece, gelir vergisi ödemeyecek hatta üste “vergi iadesi” alacaklar. Avans kâr payı dağıtımı, son derece olumlu bir düzenleme. Ancak, konu ile ilgili tebliğler yayınlanmadan önce Maliye ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinin bir araya gelerek, birbiri ile çelişmeyen tebliğler hazırlamalarında yarar var...

Kat Karşılığı İnşaatta KDV ve KVK

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13'üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler" başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılacağı; ancak, bu kooperatiflerin, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmesi halinde, bu işlem ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyeceği; ayrıca, yapı kooperatifi tarafından inşa edilen işyeri ve konutlarda yaşayan insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal tesislerin kat karşılığı inşa ettirilmesi de ortak dışı işlem sayılmayacağı; ancak, bu tesislerin yapımını müteakip, kooperatif tarafından işletilmesi halinde, işletilmeye başlandığı tarihte muafiyet şartı ihlal edilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, kooperatife ait arsanın kat karşılığı verilerek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde edilmesi ve kooperatif muafiyetine ilişkin diğer şartların da varlığı halinde, kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması mümkün bulunmaktadır. Ancak, kooperatif üyelerinin bir hissesi için birden fazla işyeri veya konut elde etmesi ortak dışı işlem sayılacağından, ortak dışı işlemin gerekleştiği (kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı) tarihten itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında vergi kesintisi yapmak zorunda olanlarca kurumlara avanslarda dahil olmak üzere nakden veya hesaben yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağı; (a) bendinde de, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de bahse konu vergi kesintisi oranı % 3 olarak belirlenmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına girmesi için, faaliyet konusu işin, inşaat ve onarma işi olması, işin resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak başkaları hesabına yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekmektedir. Müteahhit firma ile yapılan sözleşmede, müteahhit firma tarafından kooperatif arsası üzerine istenilen ve kararlaştırılan miktarda konut inşa edilmesi ve inşa edilen konutlardan bir bölümünün arsa karşılığında kooperatifinize verilmesi kararlaştırılmıştır. Nitekim müteahhit firma tarafından arsa alımı kooperatifiniz tarafından ise arsa satışı ve satış bedeli karşılığında konut yaptırılması söz konusudur. Dolayısıyla burada başkası hesabına yapılan bir taahhüt işinden söz etmek mümkün değildir. Söz konusu işlemin sözleşme çerçevesinde yapılmış olması yüklenilen işin mahiyetini değiştirmeyecektir. Bu çerçevede, taahhüde bağlı olmaksızın sözleşmeye istinaden kat karşılığı yapılacak inşaat işi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesi kapsamında olmadığından, sözleşme gereği müteahhit firmaya yapılacak ödemeler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanunun 15/1-a maddesi kapsamında kurumlar vergisi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi ile ticari, sınai, zirai, faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuş, 2 nci maddesinin 5 inci bendinde ise trampanın iki ayrı teslim olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den istisna bulunmaktadır. Arsa Karşılığı İnşaat İşinde Katma Değer Vergisi Uygulaması konusunda 30 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin (D) bölümünde; arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslimin söz konusu olduğu, bunlardan birincisinin, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisinin ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimi olduğu ve karşılıklı olarak gerçekleşen arsa sahibi tarafından müteahhide arsa tesliminin ve müteahhit tarafından arsa sahibine konut veya işyeri teslimlerinin her birinin KDV'nin konusuna girdiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında gerçekleşen işlemlerde vergiyi doğuran olay inşa edilen konutların arsa sahibine devir ve teslimi anında meydana gelecektir. Buna göre, arsanın bağımsız birim inşa edilmek üzere müteahhide tevdii sırasında arsa teslimi ile ilgili olarak vergiyi doğuran olay vuku bulmamakta, bağımsız birimlerin arsa sahibine teslim edildiği tarihte her iki teslim için (arsa ve bağımsız birimler) karşılıklı ve eş zamanlı olarak vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Ancak, arsaya karşılık verilecek konutların tesliminden önce mülkiyetinin konut tesliminde bulunacak kişi ya da kurum adına tapuda tescilinin yapılması halinde arsa teslimi bakımından vergiyi doğuran olay tapuya tescil anında gerçekleşecektir. Yine aynı Tebliğde müteahhit tarafından arsa sahibine yapılan işyeri veya konut teslimlerinde emsal bedel üzerinden katma değer vergisi uygulanacağı ifade edilmiş olup, arsa sahibi tarafından arsa karşılığı bu bedel esas alınarak fatura düzenlenmesi gerekir. Öte yandan, 5904 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) bendi ile KDV Kanununun 17/4-k maddesinde yer alan ‘‘konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri'' ibaresi madde metninden çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici 28 inci maddede de, ‘‘Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimleri katma değer vergisinden müstesnadır.'' hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili yayımlanan 113 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin 4 üncü bölümünde, 03.07.2009 tarihinden itibaren bina inşaat ruhsatı alan konut yapı kooperatifleri adına, bina inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren KDV mükellefiyeti tesis edileceği, vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi sözü edilen konut yapı kooperatifleri tarafından takvim yılının üçer aylık dönemleri itibariyle KDV beyannamesi verileceği, 03.07.2009 tarihinden önce veya sonra kurulan konut yapı kooperatifleri adına bina inşaat ruhsatı alınmadığı müddetçe KDV mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, kooperatife ait arsanın müteahhit firmaya işyeri veya konut karşılığı teslimi KDV'ye tabi bulunmakta olup, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarih itibariyle söz konusu arsanın kooperatifiniz aktifinde en az iki tam yıl süreyle kalmış olması halinde arsanın devri işlemi KDV Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, kooperatif adına bina inşaat ruhsatı alınmadığı müddetçe KDV mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmamakta olup, vergiye tabi işleminizin bulunduğu tarihte KDV mükellefiyetinizin tesis ettirileceği tabiidir. (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 05.03.2012 Tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.92-105 sayılı Özelgesi) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13'üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler" başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılacağı; ancak, bu kooperatiflerin, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmesi halinde, bu işlem ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyeceği; ayrıca, yapı kooperatifi tarafından inşa edilen işyeri ve konutlarda yaşayan insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal tesislerin kat karşılığı inşa ettirilmesi de ortak dışı işlem sayılmayacağı; ancak, bu tesislerin yapımını müteakip, kooperatif tarafından işletilmesi halinde, işletilmeye başlandığı tarihte muafiyet şartı ihlal edilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, kooperatife ait arsanın kat karşılığı verilerek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde edilmesi ve kooperatif muafiyetine ilişkin diğer şartların da varlığı halinde, kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması mümkün bulunmaktadır. Ancak, kooperatif üyelerinin bir hissesi için birden fazla işyeri veya konut elde etmesi ortak dışı işlem sayılacağından, ortak dışı işlemin gerekleştiği (kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı) tarihten itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında vergi kesintisi yapmak zorunda olanlarca kurumlara avanslarda dahil olmak üzere nakden veya hesaben yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağı; (a) bendinde de, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de bahse konu vergi kesintisi oranı % 3 olarak belirlenmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına girmesi için, faaliyet konusu işin, inşaat ve onarma işi olması, işin resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak başkaları hesabına yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekmektedir. Müteahhit firma ile yapılan sözleşmede, müteahhit firma tarafından kooperatif arsası üzerine istenilen ve kararlaştırılan miktarda konut inşa edilmesi ve inşa edilen konutlardan bir bölümünün arsa karşılığında kooperatifinize verilmesi kararlaştırılmıştır. Nitekim müteahhit firma tarafından arsa alımı kooperatifiniz tarafından ise arsa satışı ve satış bedeli karşılığında konut yaptırılması söz konusudur. Dolayısıyla burada başkası hesabına yapılan bir taahhüt işinden söz etmek mümkün değildir. Söz konusu işlemin sözleşme çerçevesinde yapılmış olması yüklenilen işin mahiyetini değiştirmeyecektir. Bu çerçevede, taahhüde bağlı olmaksızın sözleşmeye istinaden kat karşılığı yapılacak inşaat işi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesi kapsamında olmadığından, sözleşme gereği müteahhit firmaya yapılacak ödemeler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanunun 15/1-a maddesi kapsamında kurumlar vergisi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi ile ticari, sınai, zirai, faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuş, 2 nci maddesinin 5 inci bendinde ise trampanın iki ayrı teslim olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den istisna bulunmaktadır. Arsa Karşılığı İnşaat İşinde Katma Değer Vergisi Uygulaması konusunda 30 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin (D) bölümünde; arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslimin söz konusu olduğu, bunlardan birincisinin, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisinin ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimi olduğu ve karşılıklı olarak gerçekleşen arsa sahibi tarafından müteahhide arsa tesliminin ve müteahhit tarafından arsa sahibine konut veya işyeri teslimlerinin her birinin KDV'nin konusuna girdiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında gerçekleşen işlemlerde vergiyi doğuran olay inşa edilen konutların arsa sahibine devir ve teslimi anında meydana gelecektir. Buna göre, arsanın bağımsız birim inşa edilmek üzere müteahhide tevdii sırasında arsa teslimi ile ilgili olarak vergiyi doğuran olay vuku bulmamakta, bağımsız birimlerin arsa sahibine teslim edildiği tarihte her iki teslim için (arsa ve bağımsız birimler) karşılıklı ve eş zamanlı olarak vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Ancak, arsaya karşılık verilecek konutların tesliminden önce mülkiyetinin konut tesliminde bulunacak kişi ya da kurum adına tapuda tescilinin yapılması halinde arsa teslimi bakımından vergiyi doğuran olay tapuya tescil anında gerçekleşecektir. Yine aynı Tebliğde müteahhit tarafından arsa sahibine yapılan işyeri veya konut teslimlerinde emsal bedel üzerinden katma değer vergisi uygulanacağı ifade edilmiş olup, arsa sahibi tarafından arsa karşılığı bu bedel esas alınarak fatura düzenlenmesi gerekir. Öte yandan, 5904 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) bendi ile KDV Kanununun 17/4-k maddesinde yer alan ‘‘konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri'' ibaresi madde metninden çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici 28 inci maddede de, ‘‘Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimleri katma değer vergisinden müstesnadır.'' hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili yayımlanan 113 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin 4 üncü bölümünde, 03.07.2009 tarihinden itibaren bina inşaat ruhsatı alan konut yapı kooperatifleri adına, bina inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren KDV mükellefiyeti tesis edileceği, vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi sözü edilen konut yapı kooperatifleri tarafından takvim yılının üçer aylık dönemleri itibariyle KDV beyannamesi verileceği, 03.07.2009 tarihinden önce veya sonra kurulan konut yapı kooperatifleri adına bina inşaat ruhsatı alınmadığı müddetçe KDV mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, kooperatife ait arsanın müteahhit firmaya işyeri veya konut karşılığı teslimi KDV'ye tabi bulunmakta olup, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarih itibariyle söz konusu arsanın kooperatifiniz aktifinde en az iki tam yıl süreyle kalmış olması halinde arsanın devri işlemi KDV Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, kooperatif adına bina inşaat ruhsatı alınmadığı müddetçe KDV mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmamakta olup, vergiye tabi işleminizin bulunduğu tarihte KDV mükellefiyetinizin tesis ettirileceği tabiidir. (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 05.03.2012 Tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.92-105 sayılı Özelgesi)

ANHYT

Büyümeye ilişkin görünüm daha iyi Fiyat: 3,81 TL 12 Aylık Fiyat Hedefi: 4,50 TL (daha önce 3,90 TL) Yeni teşvikler BES görünümünü iyileştirebilir Bireysel yatırımların vadesini uzatmak adına en etkin araçlardan biri olan Bireysel Emeklilik Sistemi'ne yönelik bir dizi düzenlemenin taslak aşamasında olduğunu zaten daha önce belirtmiştik. Özetlemek gerekirse, temelde ekstra vergi avantajından ziyade, sisteme giriş çıkışları daha etkin ve adil hale getiren değişiklikler öngörülmekteydi. Ancak şimdi, bu bahsedilen mevcut planları tamamlayan ya da onların yerine geçecek yeni planların ortaya çıkmasıyla önümüzdeki iki yıl için ortalama 25% civarında olan BES fon büyümesi tahminimizi 32% seviyesine çıkartıyoruz. Günün haberi: BES için daha fazla teşvik Mevcut hisse fiyatının hâlihazırda 25% civarında yönetilen bir varlık büyümesini içerdiğini düşünüyoruz. Ancak artık olumlu etki yaratacak yeni teşvikleri de göz önünde bulundurmak gerekli: 1) Vergi iadesine esas tutarda yıllık asgari ücret seviyesinde olan üst limit iki katına çıkartılabilir (olumlu) 2) Hükümetin, daha geniş çaplı bir vergi avantajı sunmak adına çalışmayan kesimi de kapsayan bir düzenleme planladığı konuşuluyor (olumlu) Duruma çalışan kesim tarafından bakıldığında bu düzenlemenin ilgiyi artıracağı düşünülebilir. Ancak katılımcı için yatırılan net miktar önemli olduğundan bizim görüşümüz etkisiz kalabileceği yönünde, zira vergiden düşme yöntemi yerine fona ekleme yöntemi benimsenirse katılımcı da ödediği katkı payını düşürerek yine aynı nakit akışına kavuşabilir, bu da aslında düzenlemenin ciddi bir ek teşvik sunmadığı anlamına geliyor. Çalışmayan kesim için ise işler farklı: Düzenlemenin bu kesimi de kapsaması durumunda vergi avantajından yararlanma oranı efektif olarak %100 seviyesine çıkıyor ve bu da yönetilen varlık büyüklüğünde 12-13% daha faza büyümeye işaret ediyor. Ancak böyle bir uygulama sonucunda gerçekleşecek vergi kaybı da ciddi boyutlarda ve bu matematik olarak belli limitler dahilinde devletin yatırımcıya vergi oranı kadar getiri garanti etmesi demek. Dolayısıyla bu senaryoya düşük bir olasılık tanımlıyoruz. Özetle, piyasa oyuncuları yasal düzenleme anlamında nasıl bir paket geleceği konusunda hemfikir değiller. Bununla beraber, radikal değişikliklerin yasalaşması ve şirketler için beklenmedik bir yüksek kâr oluşması durumunda, sektörü düzenleyen Hazine'nin bireysel emeklilik şirketlerinin gelirlerini oluşturan kesintilerde ayarlamaya gidebileceğini düşünüyoruz. %18 yükseliş potansiyeli ile Endeksin Üzerinde Getiri beklentimizi koruyoruz Önümüzdeki 3 yıl için kârda yıllık ortalama %25’lik büyüme beklentimize paralel olarak hisseler için %18 yükseliş potansiyeli hesaplıyoruz ve hedef fiyatımızı 4,50 TL’ye yükseltiyoruz.

Çimsa

Hedef fiyat: 11,55 TL, Yükseliş potansiyeli: %22,4, Getiri Beklentisi: Endeksin Üzerinde Getiri Net Satışlar 191 milyon TL, tahminimizin %5 üzerinde, bir önceki çeyreğe göre %16 düşüş, bir önceki yıla göre %5 artış Satış gelirleri tahminimizle uyumlu gerçekleşti. İhracat, TL bazındaki fiyatların yüksek olması ile bir önceki yıla göre %12 artışla 57,4 milyon TL oldu. Henüz açıklanmamasına rağmen, Rusya’ya olan ihracat hacminin yüksek olmasının ciroyu desteklediğini düşünüyoruz. Hazır beton satışları 53,7 milyon TL’de yatay kalırken; çimento satışları bir önceki yıla göre daha yüksek ürün fiyatları sayesinde %7 artarak 106 milyon TL oldu. FAVÖK 36,2 milyon TL, tahminimizin %17 altında, bir önceki çeyreğe göre %49 düşüş, bir önceki yıla göre %7 düşüş FAVÖK marjı, %24,0 olan tahminimizin altında %19,0 olarak gerçekleşti. Bu, brüt kâr marjında beklentilerden daha sert yaşanan daralmadan kaynaklandı (brüt kâr marjı bir önceki yıla göre 6 yüzde puan düşüşle %20,9 oldu). Petrokok fiyatlarındaki gevşemeye rağmen, brüt kâr marjı elektrik tarifelerindeki artıştan olumsuz etkilendi. Faaliyet gideri/satışlar oranındaki iyileşme brüt kârlılıktaki bozulmayı telafi etmek konusunda yetersiz kaldı. Net Kâr 18 milyon TL, tahminimizin %21 altında, bir önceki çeyreğe göre %62 düşüş, bir önceki yıla göre değişim yok Kâr beklentilerden daha zayıf olan operasyonel kârlılık sonucunda tahminimizin %21 altında gerçekleşti. Sonuçların açıklanmasının ardından, şirketin hisse başına 0,78 TL nakit temettü dağıtmasını bekliyoruz. Bu da %8,2 temettü verimine işaret ediyor. Sonuçların piyasa etkisi Mevsimsel olarak zayıf olan dördüncü çeyrekte operasyonel performansın beklentilerden daha zayıf olması nedeniyle piyasasının sonuçlara karşı hafif negatif bir tepki vermesi beklenebilir. Tahminlerimize göre şirket 2011 yılı kârının %85’ini dağıtacak ve hisse %8,2 temettü verimi taşıyor.

GOOD-YEAR

Good-Year, 2011 yılının 12 aylık döneminde 61.58 Milyon TL net kar açıkladı. 2010 yılının 12 aylık döneminde 13.78 Milyon TL olan karı yüzde 346.77 arttı. Son 4 yılın 12 aylık dönemlerindeki en yüksek kar rakamı, 2011 yılında gerçekleşti. Piyasa değerlerine baktığımızda son 4 yılın 12 aylık dönemlerindeki en yüksek piyasa değerinin 495.77 Milyon TL olduğunu görüyoruz. Karlılık ve piyasa değeri arasındaki ilişkiye baktığımızda son iki yılın 12 aylık dönemlerinde kar artarken piyasa değerinin yükseldiği gözleniyor. Şirketin son piyasa değeri 604.82 Milyon TL'dir. Şirketin piyasa değeri son 4 yılın 12 aylık dönemlerinde gördüğü en yüksek piyasa değerinin yüzde 22 üzerindedir. Good-Year, 2011 yılının 12 aylık verilerine göre yüzde 18.54 oranında bir özvarlık karlılığı ile çalışıyor. Özvarlık karlılığı 2010 yılının 12 aylık döneminde 5.04 seviyesinde idi. Şirketin son bir yılda özvarlık karlılığının artış eğiliminde olduğu gözleniyor. Aktif karlılığına baktığımızda ise 2011 yılının 12 aylık döneminde 2010 yılının 12 aylık dönemine göre artış gösterdiğini görüyoruz. 2010 yılında 2.69 seviyesinde olan aktif karlılığı 9.44 seviyesine çıktı. Varlıkların ve özkaynakların etkin kullanımı aktif karlılığı ve özvarlık karlılığı üzerinde etkilidir. Bu nedenle varlık yapısı incelenirken mutlaka aktif ve özvarlık karlılığındaki gelişim izlenmelidir. Good-Year, son bir yılda aktif ve özvarlık karlılığındaki artış ile dikkat çekiyor. Fiyat kazanç oranı 9.82 seviyesinde bulunuyor. Sektör ortalamaları ile karşılaştırdığımızda fiyat kazanç oranının 2011 yılının 12 aylık döneminde sektör ortalamasına altında olduğu dikkat çekiyor. PD/DD oranı ise sektör ortalaması olan 1.72seviyesinin üzerindedir. Çarpanların sektör ortalamasının altında seyretmesi hisselerin değerinin sektöre göre ucuz olduğunun işaretidir. Ancak bu oranlar sürekli sektör ortalamasının altında ise dönemsel gelişim seyri önem kazanır. Net kar büyümesinin sektör ortalamalarının üzerinde olduğu gözleniyor. BÜYÜME ORANLARI Özsermaye 21.52 % Aktif 27.46 % Sektör Aktif 35.84 % Net Kar 346.77 % Sektör Net Kar 108.84 % KARLILIK ORANLARI Özsermaye Karlılığı 18.54 % Aktif Karlılığı 9.44 % PİYASA ÇARPANLARI FK 9.82 % PD 604,821,446.63 PD/DD 1.82 % Sektör FK 12.04 % Sektör PD 4,045,397,032.39 Sektör PD/DD 1.72 %