ABD’de haftalar süren borç limitinin artırılması hususu, uzun süren muhalefet‐iktidar partisi tartışmalarının ardından sonuçlanarak, hem ABD’nin temerrüde düşeceği endişelerini gidermiş hem de global piyasadaki artan kriz endişelerinin yerini piyasalarda hafif bir gevşemeye bırakmasını sağlamıştır. ABD yönetiminin gelecek 10 yılda harcamalarda 2.1 trilyon dolarlık kesinti yapılmasını öngören planı dört ana kalemden oluşmaktadır.
2007 yılının üçüncü çeyreğinde ABD’de konut piyasasında başlayan kriz, kısa sürede kredi ve likidite krizine dönüşerek ticaret ve finansal bağlantılar kanalıyla global ölçekte dünya ekonomisine büyük zarar vermiştir. Kriz döneminde kamu ve merkez bankaları tarafından alınan önlemler ve krizin etkilerini hafifletmek için yapılan harcamalar sonraki yıllarda krizi özel sektörden kamu sektörüne kaydırırken, bu doğrultuda 2010 yılından itibaren ülkelerin bütçe ve borç problemleri ön plana çıkmıştır. Bu doğrultuda 2010 yılının başlarından itibaren çevre Euro Bölgesi ülkelerinin (özellikle PIIGS ülkeleri) bütçe ve borçlanma problemleri piyasalarda endişe kaynağı olurken, 2011 yılının Mayıs ayında ABD’nin 14.3 milyar dolarlık borçlanma üst limitine ulaşılması ile son dönemde Euro Bölgesi ülkelerine ilişkin endişelere ABD’nin borçlanma problemine yönelik endişeler de eklenmiştir. Borçlanma tavanının yükseltilmesi Amerikan tarihinde politik anlaşmazlıklar nedeniyle bugüne kadar hiç olmadığı kadar pazarlık konusu yapılırken, ABD ve dünya için yeni bir ekonomik krizin başlamasına çok az kala borçlanma tavanının yükseltilmesi görüşmeleri son tarih olan 2 Ağustos’un hemen öncesinde anlaşmayla sonuçlanmıştır.
Hükümetin borçlanabileceği miktara sınır getiren borç limiti, ABD’de borç yönetiminden sorumlu kurum olan
Hazine’nin Kongre’den yasal olarak onay çıkmadıkça yeniden borçlanmasını engellemeyi amaçlamaktadır. İlk kez 1917 yılında kullanılmaya başlanan borç limitinin ABD kongresinin kararıyla sık sık artırıldığı görülmüştür. 1962 yılından sonra borç limitinde 74 defa artırıma gidilirken, en son artırım 14 Şubat 2010’da yapılmış ve borç limiti 14.294 trilyon dolara çıkarılmıştır. Geçmiş yıllarda borç limitinde nispeten kademeli bir artış olduğu görülürken, 2010 yılında tek seferde 1.9 trilyon dolarlık bir artış yapıldığı da dikkat çekmektedir. 2002 yılından itibaren yıllık bazda ortalama 400‐500 milyar dolar civarında olan ABD borç stoku artışının, 2007 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren ekonomiyi canlandırmak adına yapılan harcamaların artması nedeniyle 2007 yılından itibaren yıllık bazda ortalama 1.5 ‐ 2 trilyon dolar seviyesine yükselmesi borç limitinde yapılan bu sert artışın nedenini açıklamaktadır. Böylece ABD’de harcamaların artmasına bağlı olarak kriz öncesi %1.3 seviyelerinde olan bütçe ağının GSYH’ya oranı 2010 yıl sonu itibariyle %8.6 seviyelerine yükselirken, %62.1 seviyelerinde olan brüt borç stokunun GSYH içindeki payı %92.7
seviyesine yükselmiştir.
ABD yönetimi 14.294 trilyon dolar olan borçlanma limitinin, 2.1 ile 2.4 trilyon dolar arasında artırılmasına karar vermiştir. Söz konusu artırımların üç kademede uygulanacağına karar verilmiştir:
• İlk aşamada 400 milyar dolarlık bir artış yapılmış ve 14.294 olan borçlanma limiti 01.08.2011 tarihinden
itibaren 14.694 triyon dolar seviyesine yükseltilmiştir.
• İkinci aşamada, kongreden geçmezse veya Başkan veto ederse 500 milyar dolarlık bir ek artırıma daha
gidilmesi öngörülmüştür.
• Son olarak ise borçlanma otoritesinin yeniden 1.2 trilyon dolarlık ek bir artırıma gidebileceği, bu artırımın
maksimum 1.5 trilyon dolara çıkabileceği öngörülmüş, fakat söz konusu artırımların yapılabilmesi için bu
kararın yeniden bir kanun haline getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
22 Mart 2012 Perşembe
Borçlanma Limitinin Artırılması
04:47
No comments






0 yorum:
Yorum Gönder